(4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 288, 289, 292)
Dava: Dava dilekçesinde 2.100.000.000 lira için takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve masrafların davalı taraftan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalının, 2004 yılı tütün işçiliği hususunda anlaştıklarını; müvekkilinin, tütünleri kırarak davalıya teslim etmesine rağmen davalının tütün işleme bedeli olan 1.600.000.000 TL'yi ödemediğini iddia ederek; bu hususta yapılan icra takibine itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dayanak belgede tütün kırma işinin 1.600.000.000 TL'ye yapılacağı yazılıdır. Bu paranın iş yapılmadan öncemi, iş içindemi, iş bitiminde mi ödeneceği konusunda bir açıklık yoktur. Öncelikle davacı tarafın, alacağı olduğunu ve alacağını almadığını yazılı olarak kanıtlamak zorundadır diyerek savunmada bulunmuş, davalı duruşmada ise; Davayı kabul etmiyoruz, ben Mustafa K.'a 1.600.000.000 TL'yi elden Ahmet K. ve Ramazan Y.'ın huzurunda verdim diyerek beyanda bulunmuş, beyanını imzası ile tevsik etmiştir.
Mahkemece davacı tarafça, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre alacaklı olduklarını ispat külfeti kendilerine düşmesine karşın borcun ödenmediği ve alacaklı oldukları konusunda mahkememize yazılı bir delil yada inandırıcı bir belge sunamamaları, sözleşme tanıklarının da davacının iddialarını doğrulamamaları, dava dilekçelerinde ve delil listesinde belirtmelerine karşın yemin delilinden vazgeçmeleri ve toplanan delillerle karar verilmesini istemeleri nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TMK'nun 6.maddesine göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Maddeye göre kural olarak, iddia eden iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Somut olayda davacı; sözleşmeye uygun tütün işçiliğini yaptığını ispatlamakla yükümlüdür. Davacı bu iddiasını kanıtlamıştır. Zira, davalı; kendisine ait tütünlerin davacı tarafından kırıldığını ve bedeli olan 1.600.000.000 TL'yi elden ödediğini savunmaktadır. O halde, ispat yükü davalıya geçmiştir. Davalı, tütün kırma bedelinin ödendiğini yazılı belge ile ispat etmelidir. Davacı taraf, davalının tanık dinletme isteğine muvafakat etmediğine göre, davalı ancak karşı tarafa yemin teklifinde bulunabilir.
Mahkemece, borçla ilgili yazılı sözleşmeyi kabul etmekle beraber, ödediğini iddia eden davalı tarafa ispat yükünün düştüğü gözetilerek, gerekirse yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy