(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 1.200.000.000 lira tutarındaki icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, davacı ile davalının oğlu İbrahim Tezcan'ın 1/2'şer hissedar oldukları 4 parsel sayılı taşınmazın 12 numaralı bağımsız bölümünü davalının kiraya vererek kullandığı, kira bedelinden davacının hissesine düşen miktarın ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine davalının itiraz ettiği ileri sürülerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsili talep edilmiştir.
Davalı taşınmazın 1/2 hissesine sahip olan oğlu İbrahim Tezcan'ın kendisine vermiş olduğu vekaletname gereğince nizalı taşınmazla ilgili kira sözleşmesi yaptığını, bu işlemi vekil sıfatıyla yapmış olması nedeniyle de davacının kendisine karşı bir talepte bulunamayacağını iddia ederek davanın reddini savunmuş mahkemece, davalının vekil olarak hareket ettiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davalı, dava dışı İbrahim Tezcan'dan kendisine ait taşınmazlarla ilgili kira sözleşmesi yapmak ve kira paralarını toplamak için vekaletname almış ise de, dava konusu bağımsız bölüm için davalının kendi adına kira sözleşmesi düzenlediği anlaşılmaktadır.
Davada nizalı taşınmazda tarafların 1/2 oranında hissedar oldukları iddia edilmiş ve karşı taraf bu konuda bir itirazda bulunmamış ise de, dosya arasında taşınmaza ilişkin tapu kaydı bulunmamaktadır. Davada sıfat (husumet) mahkemece kendiliğinden gözetileceğinden tapu kaydı celp edilerek davacının aktif husumet (sıfat) ehliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davacının husumet (sıfat) ehliyetinin bulunduğunun tespit edilmesi halinde taraflar arasında davacıya ait hissenin kiraya verilmesi hususunda düzenlenmiş vekaletnamenin bulunmadığı göz önüne alınarak, davalının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre sorumlu olacağı kabul edilip buna göre araştırma ve inceleme yapılması gerekir.
Mahkemece, davalının dava dışı 1/2 hisse sahibinden almış olduğu vekaletname uyarınca vekil olarak hareket ettiği (Kira sözleşmesini kendi adına yaptığı dahi gözardı edilerek) gerekçesiyle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy