(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde daha önce eş ve müşterek çocuk için hüküm altına alınan tedbir nafakasının arttırılması talep edilmiş, mahkemece çocuk için olan arttırma talebi kısmen kabul edilmekle birlikte, önceki davadan sonra parada fazla bir değer kaybının olmadığı gerekçesiyle eş için olan arttırma talebinin reddi cihetine gidilmiştir.
Davacı tarafından ayrı yaşamada haklı olduğu iddia edilerek 16.06.2002 tarihinde açılmış olan davada eş ve müşterek çocuk için tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Bu nafakanın arttırılması talebi ile eldeki dava ise yaklaşık olarak bir yıl on ay sonra 15.04.2004 günü açılmıştır. Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden önceki davada hüküm altına alınan nafaka miktarı 16.06.2002 tarihindeki şartlara göre takdir edilmiştir.
O halde mahkemece polis memuru olan davalının maaşının çalıştığı kurumdan sorulmak ve tarafların mali ve sosyal durumları hakkında zabıta araştırılması yaptırılmak suretiyle hakkaniyet gereğince daha önce eş için hüküm altına alınan nafakanın da arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu talebin reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy