(818 S. K. m. 31) (2918 S. K. m. 111)
Dava: Dava dilekçesinde 29.4.2002 tarihli anlaşma tutanağının irade fesadı nedeniyle feshi ve 3.707.402.500 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; 29.4.2002 günü davalıya ait aracın, müvekkiline (davacıya) ait otomobile çarpması sonucunda, 3.707.402.500.TL tutarında maddi hasar meydana geldiğini; olay anında hasarın tamamını ödemeyi davalı taahhüt ettiğinden, davacının şikayetçi olmadığını ve bu nedenle anlaşma tutanağı düzenlendiğini, ancak, davalının taahhüdünü yerine getirmediğini iddia ederek, 29.4.2002 tarihli tutanağa konu anlaşmanın irade fesadı nedeniyle feshi ile 3.707.402.500 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. Maddesine göre, Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.
Mahkemece, kanun hükmü gözetilmeksizin, (olay anında tutulan anlaşma tutanağının hukuki sorumluluk yönünden bağlayıcılığı yoktur.) BK'nun 31. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; olayla ilgili tarafların tüm delilleri toplanarak, davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin bilirkişi aracılığıyla tespiti ile saptanacak miktarın hüküm altına alınmasından ibaret olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy