(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde 252.000.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkilinden inşaat malzemesi satın aldığını ancak bedelini ödemediğini, bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacıdan inşaat malzemesi satın aldığını, borcunun tamamını ödediğini, aralarındaki sözlü anlaşma gereğince davacının kendisine herhangi bir yazılı belge vermediğini ifade etmiştir.
Mahkemece, davalının ödeme savunmasını tanık ya da herhangi bir yazılı belge ile ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karşı verilmiştir.
MK.nun 6. maddesi gereğince "herkes iddiasını ispat etmekle mükelleftir. Davacıdan mal alındığı hususunda tereddüt yoktur. "Davalı taraf, aldığı bu malın bedelini ödediğini iddia ettiğine göre, bu ödeme olgusunu ispat etmekle mükelleftir.
Uyuşmazlığın miktar itibariyle tanık ve ispatı mümkün olmayıp, davalı taraf yazılı delili olmadığını da bildirdiğine göre, mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılarak yaptırtılacak yeminin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy