(1086 S. K. m. 427) (4721 S. K. m. 4, 195, 197) (YHGK. 06.04.2005 T. 2005/3-169 E. 2005/235 K.)
Dava ve Karar: Davacı Melek Can ile davalı Murtaza Can aralarındaki nafaka davasına dair Şişli 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.12.2004 günlü ve 2003/319 E-2004/1395 K.sayılı hükmün temyiz talebinin reddi hakkında dairece verilen 22.3.2005 günlü ve 2005/2613 E-3009 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasa ile değişik 427/2 maddesi ile taşınır mal ve alacak davalarında temyiz sınırı 1.000.000.000 lira olarak hüküm altına alınmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E- 235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.
Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 21.07.2004 tarihinden sonra verilmiş olup yıllık nafaka (farkı) miktarı 1.000.000.000 liradan fazladır.
Ancak Dairemizin 22.3.2005 tarih ve 2005/2613 E, 3009 K.sayılı kararı ile aylık nafaka miktarı esas alınarak temyiz talebinin reddine karar verildiğinden Dairemizin maddi hataya müstenit olarak verilen kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının evli olmalarına rağmen aralarında geçimsizlik bulunması nedeni ile davalının evine bakmadığını belirterek aylık 500.000.000 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; aylık 100.000.000 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalının temyiz itirazlarının reddine,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
4721 sayılı TMK'nun 195. maddesi uyarınca; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Belirtilen nedenlerle ayrı yaşamakta haklı olan davacı için hükmedilen tedbir nafakasının, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre davacı için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın geçimi için gerekli, davalının ödemede mali durumunu zorlamayacak onu zarurete düşürmeyecek nitelikte, TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy