(2004 S. K. m. 67) (6570 S. K. m. 12)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, kira alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istenilmiş, mahkemece taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 6, ve 12. maddelerine göre takibe konu alacağın doğduğu ve ödenmediği gerekçesiyle istemin kabulüne alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında 1.9.2002 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığı ve yasa gereği yenilene geldiği, sözleşmenin 6.maddesinde ... kiralardan herhangi birinin gününde ödenmemesi diğer ayları da muacel hale getirir... ve 12. maddesinde: ... Kiracı kiralanan taşınmazı tahliye etmek istediğinde, mal sahibine yasanın öngördüğü şekilde iki ay öncesinden yazılı olarak ihbarda bulunacaktır... hükümlerinin kararlaştırıldığı, davalı kiracı tarafından mecurun 1.7.2004 tarihi itibariyle tahliye edileceği noter marifetiyle davacı mal sahibine 15.4.2004 günü bildirildiği, kiralayan davacı tarafından Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos 2004 aylarına ilişkin ilamsız icra takibi yapıldığı, icra takibi üzerine Mayıs-Haziran ayı kira parasının ödendiği, Temmuz ve Ağustos ayları alacağına itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin hangi tarihte sona erdiği dolayısı ile itiraza konu aylara ait kira borcunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Kural olarak 6570 sayılı yasa kapsamında bulunan taşınmazlar yönünden tek taraflı olarak kira sözleşmesi sona erdirilemez. Ancak taraflar serbest iradeleri ile sözleşmenin süresinden önce sona erdirilebileceğini kararlaştırabilirler. Ayrıca yasal şartların gerçekleşmesi halinde mahkeme ya da icra marifetiyle tahliye gerçekleştirilebilir.
Somut olayda her ne kadar Mayıs, Haziran 2004 kira parası gecikmeli olarak ödenmiş ise de, kiracı sözleşmenin yukarıda sözü edilen 12.maddesine uygun olarak 1.7.2004 tarihi itibariyle sona erdirileceğini ve mecurun tahliye edileceğini 15.4.2004 tarihinde yazılı olarak karşı tarafa bildirmiş olmakla, taraflar arasındaki kira sözleşmesi feshi ihbarda bildirilen 1.7.2004 tarihinde sona ermiş olacaktır. Nitekim kiracı 1.7.2004 günü mecuru tahliye edip anahtarı icra takip dosyasına tevdi etmiştir.
Böylece sözleşmenin sona erdiği tarihten sonrası için (Temmuz-Ağustos 2004) aylarına ilişkin kira borcu doğmadığına göre icra takibi bu kısmıyla dayanaksız kalmıştır.
Buna göre delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu itirazın iptaline karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır.
Kabule göre de, itirazın haksız olması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, sözleşmenin yorumundan kaynaklanan uyuşmazlıkta davalının kötüniyetli olmadığı böylece icra inkar tazminatına yer olmadığı gözetilmeden tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy