(2709 S. K. m. 141) (4721 S. K. m. 995) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Dava dilekçesinde 1.000.000.000 lira ecrimisil ile 1.000.000.000 TL munzam zararın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin kayden malik olduğu taşınmaza davalı şirketin tecavüzü nedeniyle müdahalenin men'i ve kal davası açıldığını, bozma sonrası kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedele dönüştüğünü 2.671.250.000 TL bedelin dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verildiğini beyanla, davalının işgalinin o dava ile sabit olup 22.12.1990-22.12.1995 arası 5 yıllık dönem için fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 1.000.000.000 TL ecrimisilin ve bedel davasında faizle karşılanamayan zararı olan şimdilik 1.000.000.000 TL'nin (munzam zararın) 24.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ecrimisilin ancak dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için istenebileceğini, bu talebin hak düşürücü süreden reddini ve munzam zarar talebinin ise, bedel davasında fazlaya ilişkin hak saklı tutulmadığından tekrar dava konusu yapılamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ecrimisil talebinden söz edilerek davanın zamanaşımı dolduktan sonra açıldığı gerekçe gösterilip zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 388. maddesi gereğince; hakim tarafından istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hükmün açık ve net olması gerekliliğinin yanı sıra gerekçe de yeterli, anlaşılabilir ve denetlenebilir olmalıdır.
Mahkemece, ecrimisil talebinin dışında munzam zarar ile ilgili bir talep yokmuşçasına bu husus tartışılmamış, gerekçelendirilmemiş ve ecrimisilde zamanaşımının varlığı açıklanıp bu gerekçeyle dava reddedilmiştir.
O halde, mahkemece açık ve anlaşılabilir gerekçelerle taleplerin her biri hakkında tereddüt yaratmayacak şekilde olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy