(4721 S. K. m. 175) (YHGK. 7.10.1998 T. 1998/2-656 E. 1998/688 K. )
Dava: Dava dilekçesinde yoksulluk nafakasının kaldırılması, iştirak nafakasının da indirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü (yoksulluk nafakasının kaldırılması, talebinin kabulü, iştirak nafakasının indirilmesi talebinin reddi) cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı (koca), boşandığı eşine babasının ölümü nedeniyle SSK'dan maaş bağlandığı kendisinin de nafakayı ödemekte zorlandığından ötürü 100.000.000 lira yoksulluk nafakasının kaldırılmasını, 200.000.000 lira iştirak nafakasının ise 100.000.000 liraya indirilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalıya ölen babasından 343.000.000 lira emekli maaşı bağlandığı, annesi ile birlikte kira vermeden oturduğundan bahisle Ankara 4. Aile Mahkemesinin 2003/224 E.-2003/362 K. sayılı ilamı ile 100.000.000 liraya çıkartılan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, aynı mahkeme kararı ile bağlanan iştirak nafakasının indirilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Medeni Kanun'un 175. maddesinde Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir hükmü getirilmiştir.
Yoksulluğun hukuksal kavramı anılan maddede tanımlanmamış ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Davalıya SSK. Başkanlığınca babasının ölümü nedeniyle annesi ile birlikte toplam 300.000.000 lira maaş bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu bedel davalıyı yoksulluktan kurtaracak kıymette değildir.
Ayrıca davacının önceki davalarda Mendıka Gıda Yemek Pazarlama Tic. Ltd. Şti. ortaklarından iken şirketi devrettiği ve şu anda şirkette işçi olarak çalıştığı bildirilmiş ise de davacının gelir durumu hakkında esaslı bir inceleme yapılmamıştır.
O halde davacının gelir durumu sağlıklı bir şekilde araştırılarak ve davalıya bağlanan bedelin onu yukarıda açıklanan yoksulluk kavramından kurtaracak düzeyde olmadığı dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy