(2004 S. K. m. 50/1) (1086 S. K. m. 9, 10, 22)
Dava: Dava dilekçesinde 742.321.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili ile davalının aralarında müşteri hizmet satış sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme uyarınca ve cari hesap extresine göre 575.748.483 TL. alacağın tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı takibe itirazında icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, savunmasında ise, hem icra dairesinin, hem de mahkemenin yetkisine itirazda bulunmuştur.
Mahkemece, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı ve süresi içinde de yetki itirazında bulunulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davada, taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme ilişkisinden kaynaklanmaktadır. HUMK.nun 10. maddesi sözleşmeden doğan davalarda iki özel yetki kuralı getirmiştir. Buna göre bu tür davalarda;
1- Sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesi ile,
2- Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
HUMK. madde 10'daki yetki kuralları, kamu düzenine ilişkin olmadığı gibi, kesin yetki kuralları da değildir. Taraflar, sözleşmeden doğan davalar için yetki sözleşmesi yapabilecekleri gibi, sözleşmeye yetki şartı da koyabilirler.
Bu halde, sözleşmeden doğan dava, davacının seçimine göre davalının ikametgahı, sözleşmenin yerine getirileceği veya yapıldığı yer ve yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan yer mahkemelerinden birinde açılabilir.
Somut olayda, davalının ikametgahı, sözleşmenin icra edileceği yer ve yetki sözleşmesi ( yetki şartı ) ile yetkili kılınan yer icra dairesi ve mahkemeleri İstanbul'dur. Dava ve takip ise Bursa icra dairesinde yapılmış ve dava Bursa mahkemesinde açılmıştır. Sözleşmenin yapıldığı yerin Bursa olması durumunda icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmış olacaktır.
Öyle ise, mahkemece sözleşmenin yapıldığı yerin etraflı bir şekilde araştırılıp tespit edilmesinden sonra bu yerin Bursa olması halinde icra dairesi ve mahkemenin yetkili olduğu kabul edilerek davanın esası hakkında inceleme yapılması gerekir. Aksi halde verilen karar yerinde olacaktır.
Yukarıdaki ilke ve esaslar ışığında bir inceleme yapılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile yetkisizlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy