(1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava ve birleştirilen dava dilekçesinde 113.384.672.728 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekil Av. Y. D. Yılmaz geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vekil Av. S. Tuğral geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, taraflara ait taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile dava dışı yükleniciye verildiği, daha sonra yüklenicinin açmış olduğu dava sonunda davacı adına tapuda kayıtlı olan iki adet villanın davacı adına olan tapu kayıtları iptal edilerek yüklenici adına tesciline karar verildiği, oysa davalıların da yükleniciye karşı aynı oranda sorumlu oldukları, bu konuda taraflar arasında yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamadığı, ancak davalıların toplam 60 milyar lira ödemede bulundukları iddia edilerek iki adet villanın 2/3 değeri olan 126.666.000.000 liradan ödenen miktar düşüldükten sonra kalan 66.666.000.000 liranın davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Davalılar, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonunda varılan anlaşma gereği olarak ödemede bulunduklarını ve borçlarının kalmadığını iddia ederek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece iki adet villanın değerinin 2/3'ünden davalıların sorumlu oldukları kabul edilip davalıların yapmış oldukları ödemeler mahsup edilerek hüküm kurulmuştur.
Dava dışı yüklenicinin açmış olduğu dava sonunda, davacı adına tapuda kayıtlı olup bu kayıtların iptali ile yüklenici adına tesciline karar verilen iki adet villanın değerinin 2/3'ünden davalıların sorumlu oldukları hususu çekişme konusu değildir. Davalılar borcun miktarı konusunda varılan anlaşmaya göre ödemede bulunduklarını iddia etmiş iseler de anlaşmanın varlığı geçerli delillerle kanıtlanamamıştır. Bu nedenle mahkemece iki adet villanın dava tarihindeki değerleri esas alınarak, davalıların yapmış oldukları ödemeler de mahsup edilmek suretiyle hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, davalı M. S. Nemutlu 21.12.2000 tarihinde 36 milyar lira davalı, Ş. Nemutlu da 22.12.2000 tarihinde 24 milyar lira davacıya ödemede bulunmuşlardır. Dava 21.05.2002 tarihinde açılmış olup, nizalı villaların değeri dava tarihine göre tesbit edilmiştir.
Davalıların yapmış oldukları ödemelerin dava tarihi itibariyle ulaştığı değer bilirkişi marifetiyle tespit edilip bu miktarın mahsubunun yapılması gerekirken bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy