(4721 S. K. m. 722/1, 723, 907, 995)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 650.000.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemenin 2000/415 esas sayılı men'i müdahale istemine ilişkin dava dosyası da bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 187.541.318.964 liranın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu taşınmaz üzerindeki davacının hapis hakkının karar kesinleşinceye karar devamına; davalının açtığı birleştirilen davanın ise kabulü ile el atmanın önlenilmesine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraf vekilleri geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı (şirket) vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketten; arsa vasıflı üzerinde otel inşaatı bulunan gayrimenkulü, 5.10.1995 tarihinde, 10.000.000.000 lira bedel ve üzerinde bulunan ipotek ve 42 adet hacizle birlikte satın aldığını ve fakat (ipotek ile hacizlerle birlikte ödediklerinin 40.000.000.000 lirayı bulduğunu), otel inşaat halinde bulunduğundan işletmeye dönüşmesi için tüm kamu borçlarının ve vergilerinin davacı şirketçe ödendiğini, geçmişe yönelik borçları ile elektrik ve su faturalarının ödendiğini, ayrıca otelle birlikte 29 kalem malın da 670.000.000 liraya satın alındığını, henüz inşaat halinde olan otelin tüm müştemilatı ile yüzme havuzu, dükkanlar, eğlence yerleri, lokanta ve salonlar ile idari bürolar ve havuzun tefriş edildiğini, düzenleme yapıldığını, bunlar için yaklaşık 1.250.000 Mark ödediklerini, toplam harcamalarının 2.500.000 Marktan fazla olduğunu; davalı şirketin hissedarlarının açtığı tapu iptali davası sonucu taşınmazın tapusunun iptal edildiğini, mahkemece iptal edilen geçersiz sözleşme nedeniyle yaptıkları harcamaların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin gerektiğini iddia ederek; harcamaların dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin uzman bilirkişiler aracılığıyla tespiti ile müvekkili iyi niyetli olup yaptığı giderler kendisine ödeninceye kadar şeyi hapsetme hakkı bulunduğundan MK.907.madde gereğince hapis hakkı tanınmasını ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 650.000.000.000 lira alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, iyi niyetli zilyet için tanınmış olan hapis hakkının tanınamayacağını, satış bedeli ile yapılan faydalı ve zorunlu giderlerin birlikte dava edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen davada ise; dava konusu taşınmazın tapusu mahkeme kararıyla iptal edildiğinden, davalının kullanımının haksız olduğu ileri sürülerek; müdahalenin men'i istenilmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile; 187.541.318.964 liranın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu taşınmaz üzerindeki davacının hapis hakkının karar kesinleşinceye kadar devamına; davalının birleştirilen dosyadaki davasının kabulü ile, K. mevkii, 854 ada, 34 parsel sayılı otel ve müştemilatına davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara ve mahkemenin delilleri değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davada satın alınıp tapuya tescil edilen taşınmazın önceki maliki (hissedarları) tarafından açılan dava sonucu tapusunun iptaline karar verilmesi nedeniyle; ödenen satış bedelinin ve yapılan masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istenilmektedir.
Bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak taraflara, nitelendirmek ve uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak, doğru olarak uygulamak ise hakimin görevidir (HUMK. m. 76).
Mahkemece, davacının iyi niyetli zilyet olduğu kabul edilerek TMK.994 ve devamı maddeleri gereğince davanın kısmen kabulü ile davacıya alacağının tahsili bakımından taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmıştır. Oysa tapu iptali ve tescil davası sonucunda verilen kararda; ...tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında akit tarihinde 113.000.000.000 lira değerindeki Cem-Ha Otelciliğe ait otelin 10.000.000.000 liraya davalı şirkete satıldığı, olayda yetkinin kötüye kullanıldığı ve davacıların da ortak olduğu şirketin fahiş zarara uğradığı, davalı şirketin de çok düşük fiyatla oteli alarak iyi niyetli davranmadığı... gerekçesiyle tapu kaydının iptaline karar verilmiştir. Karar kesinleşmiş olmakla; davacı şirketin taşınmazda kötü niyetli zilyet olduğu hususu da kesinleşmiştir. Mahkemece, davacının kötü niyetli zilyet olduğunun kabulü ile TMK'nun 722/1, 723 ve 995.maddeleri gereğince inceleme ve araştırma yapılması gerekmektedir.
O halde; taşınmazın davalıya iade anında (taşınmazın tesciline ilişkin kararın kesinleştiği tarihte) davalının sebepsiz yere zenginleştiği ve davacının da kötü niyetli olduğu kabul edilerek, ödenen ve yapılan masrafların hesaplanması ve oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy