(1086 S. K. m. 437)
Dava: Dava dilekçesinde 1.000.000.000 lira, 19.11.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değeri 2.515.500.000 liraya çıkarılarak bu miktar ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde; davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 1.000.000.000 lira ecrimisilin kademeli yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, davacı vekili 19.11.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değerini 2.515.500.000 liraya çıkararak bu miktarın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; ecrimisil tazminatının sınırı en az kira, en çok da tam gelir yoksunluğudur.
Tam kar mahrumiyeti, taşınmazın davacı tarafından kullanılmaması nedeniyle elde etmekten mahrum kaldığı gelirdir. Kira geliri ise, taşınmazın normal olarak getirebileceği kira parasından ibarettir.
Somut olayda davacılar; söz konusu taşınmazda buğday üretimi yapıldığını, 1 dönümünden 510 kg. buğday elde edildiğini, yıllık buğday gelirinin ise 4.800.000.000 lira olduğunu ileri sürerek, açıkça buğday gelirinden kendi hisselerine düşen miktarı talep etmişlerdir.
O halde mahkemece; ecrimisil istenilen yıllara ilişkin olarak ürün için yapılan giderlerinde dikkate alınarak davacıların mahrum kaldıkları gerçek zarar miktarının yöntemince belirlenerek bu miktara hükmedilmesi gerekirken, her yıl için ayrıca yıllık kira bedellerinin de eklenerek fazla miktarda ecrimisile hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy