(4721 S. K. m. 705)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının bahçesini ve ağaçlarını suladığı suyun davalı tarafından hortum ile götürülmesi nedeniyle suya yapılan müdahalenin önlenmesini, kurulan tesisin kal'ini ve su rejimi kurulmasını talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu suyun davalı tarafından daha önce kullanılması nedeniyle davacının öncelik hakkı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu suyun bulunduğu yerde keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu suyun devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık araziden çıktığı, davacının sulayabileceği başka suyun bulunmadığı ve ağaçları için bu suya ihtiyacı bulunduğu belirtilmiştir.
Dava konusu suyun devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerden çıkan genel su niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Genel sulardan ise; herkes kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile faydalı ihtiyacı oranında yararlanır.
Mahkemece yapılan keşif de dava konusu suyun debisinin ölçülmediği, davalının ve davacının ihtiyacının tam olarak araştırılmadığı, davalının yararlandığı Bekir'in pınarı isimli kaynak nedeniyle dava konusu suyun ne kadarına ihtiyacı olduğu açıklanmamıştır.
Bu durumda davacının talebinin daha iyi araştırılması ve sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir sulama döneminde, su işlerinden anlayan uzman bilirkişiler (en az bir tane Jeoloji mühendisi) seçilerek yeniden keşif yapılmak suretiyle dava konusu suyun debisinin ölçülmesi ve tarafların yararlandıkları başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak tarafların suya olan ihtiyaçlarını belirten ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre (gerekirse su rejimi kurulmak suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy