(657 S. K. m. 13) (2709 S. K. m. 129)
Dava: Dava dilekçesinde 3.200.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili dava dilekçesi ile; mülkiyeti Maliye Hazinesine ait Zafer Mahallesi, Kızıler mevkiindeki 10 nolu parselin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğüne eğitim hizmetleri için tahsis edildiğini, bu taşınmazın Milli Eğitim Müdürlüğünce ilgili yerlere haber verilmeden üzerindeki bina ve depolarla Burdur Tekel Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğüne kiraya verilerek haksız kazanç elde edilip bu gelirin Mal Müdürlüğü veznesine yatırılmadığını, hazinenin bu şekilde zarara uğratıldığını, davalı şahısların da İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptıkları dönemle ilgili sorumlulukları bulunduğundan bahisle toplam 3.200.000.000.TL'nin 5.7.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Dava, 30.9.2003 tarihinde müracaata bırakılmış, davacı vekili 23.10.2003 tarihli yenileme dilekçesinde davayı davalı şahıslar yönünden yenileyip Milli Eğitim Bakanlığı yönünden yenileme talebinden vazgeçildiği bildirilmiş, mahkemece Milli Eğitim Bakanlığı yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir.
Davalılar; Milli Eğitim Bakanlığı personeli oldukları, idarenin önceki uygulamalarına göre hareket ederek kaymakamlık oluru ile kiralama işlemini sürdürdüklerini, idarede devamlılığın esas olup haksız kazançları olmadığını, elde edilen gelirin İlçe Milli Eğitim Örgün ve Yaygın Eğitim Derneğine yatırıldığını, davanın öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine açılıp, Bakanlıkça gerek görülürse taraflarına rücu edilebileceğini beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, hizmet kusuru ve şahsi kusur tartışması yapılmaksızın, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13.maddesi irdelenmeden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 13.maddesine göre; Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan ötürü, bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır. Bir başka deyişle, kamusal gücün kullanılması sırasında görevlinin davranışlarından zarara uğrayan, giderim istemini devlet ya da kamu tüzel kişisine karşı ileri sürebilir.
Anayasamızın 129/5.maddesi uyarınca; Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir.
Somut olayda; aleyhine hüküm kurulan davalılar ilgili dönemlerde İlçe Milli Eğitim Müdürü yani Devlet Memurları Yasasına bağlı görevli olduklarına, uğranıldığı iddia edilen zarar kamu hukukuna bağlı görevlerle ilgili olup, görevin yerine getirilmesi sırasında meydana geldiğine göre yukardan beri açıklanan hususlar nazara alınıp tartışılmaksızın davanın kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy