(1086 S. K. m. 1, 8, 191)
Dava: Dava dilekçesinde muaraazanın men-i ile sözleşmelerin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davada Adana Sulh Hukuk mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, eczane sahibi davacının davalı kurumlarla yaptığı sözleşmelerin yapılan soruşturma ve devam eden ceza davaları nedeni ile askıya alındığı ileri sürülerek, taraflar arasındaki muarazaaların men-i ile sözleşmelerin aynen devamına hükmedilmesi talep ve dava edilmiş, mahkemece; davada Adana Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilerek, görev hususunun yetkili mahkemece incelenmesine hükmedilmiş, verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılama sona erinceye kadar davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden (resen) göz önünde tutulmalıdır.
Öte yandan, bir davada görev ve yetki itirazı birleştiği takdirde öncelikle görev hususunda bir karar verilmesi gereklidir. Çünkü, yetkisizliğe ilişkin ilk itirazı halledecek mahkeme, esas davayı görmeye salahiyattar olan mahkemedir. (HUMK md.191)
O halde, mahkemece önce görev hususunun düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy