(1086 S. K. m. 288)
Dava: Dava dilekçesinde 280.000.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dilekçesinde, kiracısı olan davalı aleyhine kira borcunun tahsili amacı ile İcra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe kısmen itirazda bulunduğunu beyan ederek, kısmi itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, takibe itirazında ise, talep edilenin aksine sadece 225.000.000 TL kira borcunun olduğunu, bunun dışındaki borca ve faize itirazda bulunduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi 1.12.1999 başlangıç tarihli olup, kira sözleşmesinde kararlaştırılan aylık kira bedeli 50.000.000 TL' dir. Davacı takibinde ve davada nisan-eylül 2002 dönemine ilişkin kira borcunu talep etmekte olup, bu döneme ait aylık kira bedelinin 90.000.000 TL olduğunu iddia etmektedir. Bu durumda aylık kiranın 90.000.000 TL olduğunu davacı ispat edecektir. HUMK. 'nun 288. maddesi gereğince yazılı belge ile ispatı gereklidir. Davacı taraf, bu iddiasını ispat için vergi dairesine sunduğu beyannameleri sunmuşsa da, bu belgelerin yazılı delil olarak kabulü mümkün değildir.
Davacının dilekçesinde, yemin deliline de dayandığının anlaşılması karşısında davacıya aylık kira miktarını ispat konusunda, davalı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılıp, teklif etmesi durumunda davalı adına meşruhatlı yemin davetiyesi çıkartılarak, bu yeminin sonucuna" göre aylık kira miktarının kesin olarak saptanmasından sonra, davalının sorumlu olduğu kira borcu konusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.7.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy