(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde 22.000 USD ecrimisil ile 750.000.000 lira tazminatın ( toplam 34.000.000.000 TL ) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacıya ait taşınmazı işgal eden davalı şirketten 20.4.1997-1.4.2002 dönemi için aylık 450 USD hesabı ile bulunan toplam ecrimisil miktarından Mayıs 2001 tarihinde ödenen 2700 USD+ 3.550.000.000 liranın tenkisi ile kalan 22.000 USD ecrimisil ile 750.000.000 lira eski hale getirme tazminatının tahsili talep edilmiş, mahkemece davacı ile davalı arasında düzenlenen 1.4.2002 tarihli kira sözleşmesinde aylık 450 USD olarak kararlaştırılan kira bedeli esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre 13.623.174.000 lira ecrimisil tahakkuk edeceğinin kabulü ile bu miktardan ödenen miktarın tenkisi sonucu kalan 6.914.174.000 lira ecrimisilin tahsili cihetine gidilmiştir.
Somut olayda; davacı aynı dönem için davalı şirketin 3 ortağı aleyhine ecrimisil davası açmış, Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/751-537 sayılı dosyasında yargılama esnasından yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda bitişik 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulan otogaz istasyonun dava konusu 8 parsel de 423 m2'lik kısmı araba yıkama alanı olarak kullandığı saptanarak, açık otopark olarak kullanılması durumunda 1.825.600.000 lira gelir getireceği belirtilmiştir. Yargılama sonunda dava husumetten reddedilmiş, bunun üzerine eldeki bu dava açılmıştır.
Davacı bu davada davalıların otogaz istasyonuna ruhsat olabilmek için ( kendi arsalarının yola cephesinin dar olması nedeniyle ) zorunlu olarak aylık 450 USD kira bedeli ile kira sözleşmesi yapmak zorunda kaldıklarını beyan ederek bedele ilişkin başkaca emsal sunmamış, bilirkişi de emsal incelemesi yapmadan işgalin başlangıcından beri 450 USD kirayı esas olarak ecrimisil belirlemiş, diğer davadaki bilirkişi raporu ile aradaki mubayenete değinmemiştir.
Bilirkişi incelenmesinde öncelikle tapu kaydı ve kroki celp edilerek iddia ve savunma denetlenmeli işgalin başlangıç tarihi itibariyle taraflarca sunulan veya resen temin edilen emsaller incelenerek getirebileceği kira hesaplanmalı sonraki dönemler için ise tam TEFE uygulanarak sonuca gidilmelidir. Bu nedenle sadece davacının sunduğu kendisine ait kira sözleşmesi esas alınarak, somut gerekçe gösterilmeden sunulan rapora göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy