(2709 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, boşanma davasından önce hükmedilen aylık 100.000.000 lira tedbir nafakasının halen ödenmeye devam edildiğinden bahisle, nafakanın kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece, davalı vekili derdestlik itirazında bulunmuş, yapılan incelemede Kahramanmaraş Aile mahkemesine açılan 2003/575 esas sayılı dosyasının dava tarihinde henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşıldığından, davanın derdestlik yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir gerekçesi ile, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; önceki davada, kendisinin davalı vekili olması nedeniyle dava dilekçesinde davalı vekili olarak gösterilip dava dilekçesinin kendisine tebliğ edildiğini, tebliğin usulsüz olduğunu iddia etmektedir. Davalıya yapılan tebligatın incelemesinde; muhatabın Adı Soyadı ve Adresi bölümünde: Davalı Av. Ali Evlice Göksun yazılı olduğu anlaşılmıştır.
HUMK'nun 73. maddesine göre Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı dinlemeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Aynı zamanda savunma hakkı kutsal olup, Anayasa ile güvence altına alınmıştır (AY.mad.36).
Somut olayda, davalıya dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati tebliğ edilmemiş, böylece savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmiştir. Mahkemece, kanun hükmü gözardı edilerek, usulsüz tebligata dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kaldı ki, boşanma davasından önce hükmedilen tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile kendiliğinden sona erer. Hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken, derdestlikten söz edilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy