(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 3.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemenin 2001/299 Esas sayılı dava dosyası da bu dosya ile birleştirilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin 96.570.100.417 TL'ye yükseltilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekili Av. M. A. Uçar geldi. Aleyhine temyiz olunan davacılar vekili Av. V. Saytürk geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile müvekkilinin eşinden intikal eden taşınmazlarda yarı intifa hakkını tercih etmekle, bu gayrimenkullerin yarısının intifa hakkına sahip bulunduğunu; davalıların, dava konusu taşınmazları kullanmalarına rağmen kira vermediklerini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 5 yıllık kullanım (ecrimisil) bedeli 3.000.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin, 2001/299 Esas sayılı dava dosyasında da; 2000 ve 2001 yılları için 25.000.000.000 lira ecrimisilin faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş, iş bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Davacı vekilinin, 16.12.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihin 96.570.100.417 TL'ye yükseltilmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Dava konusu taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde ... yarı intifa hakkının F. Sarı'ya ait olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazların tamamı çapa dayalıdır. ...Çap kayıtları uzman bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanmış zemin durumu ile pafta durumunun uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla davalı yanın tapu kayıtlarında intifaya konu payların miktarı açısından çelişki bulunduğu iddiası yerinde değildir gerekçesiyle, bilirkişi raporunda belirlenen ecrimisil bedeline hükmedilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece; dava konusu taşınmazların tapu kaydında davacının yarı intifa hakkı gözüktüğünden bahisle, ecrimisil hesabı yapılmıştır. Oysa tapu sicil müdürlüğünün 1.5.2003 tarihli yazısında: ...ilgi yazınız ile bildirilen taşınmazlar yukarıda ayrı ayrı izah edildiği gibi toplulaştırma projelerinin uygulanması sonucu farklı taşınmazların birleştirilmesiyle tescil edilmiştir. Toplulaştırma projesini hazırlayan, re'sen tescilini yaptırma yetkisine sahip kuruluşun toplulaştırmaya esas proje ve teknik detay belgelerde söz konusu taşınmazların geldisi olan 1774, 1722, 1723 nolu parsellerin kayıtlarında bulunan intifa haklarını hangi miktarlarda hangi taşınmaz mallara aktarılacağını belirtmediğinden müdürlüğümüzde yapılan 15.10.1993 tarih 1870 yevmiyeli toplulaştırma tescillerinde geldi parsellerindeki kayıtlar aynen aktarılmış, ancak 30.6.1992 tarih 1360 yevmiyeli intifa hakkı aktarılırken 8/192 hissenin 1/8 hissesinin intifa-ı F. Sarı'ya aittir. yazılması gerekirken sehven yarı intifa-ı F. Sarı'ya aittir. diye tescil edilmiştir denilmektedir.
Öte yandan, bu yanlışlığın düzeltilmesi için açılan intifa hakkının iptali ve tapu kayıtlarının düzeltilmesi davasının; davalı F. Sarı'nın ölmüş olduğundan, (intifa hakkı kendiliğinden ölüm ile sone ereceğinden) davanın konusu kalmadığından; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; usule ilişkin bu kararın taraflar arasında kesin hüküm oluşturmayacağı kabul edilmelidir.
Bu duruma göre, mahkemece yapılacak iş; taşınmazların tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte celbi ile, gelen kayıtlar üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu davacı F.'nın (ölmeden önce) sahip olduğu intifa hakkı oranının ve miktarının belirlenerek, belirlenecek intifa hakkına göre ecrimisil hesabının yapılması ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için Yargıtay'da' ki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy