(1580 S. K. m. 159) (3621 S. K. m. 7, 11)
Dava: Dava dilekçesinde 13.274.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vek. Av. S. Aşkın geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vek. Av. E. Şahin geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, Bakırköy, Yeşilköy Mahallesi Kamu malı saha 42 pafta 355 A.önü idareye ait olup, üzerinde 80.00 m2 yi büfe ve çay bahçesi olarak kullanılan davalıdan 1.11.2002-31.8.2003 dönemi için toplam 13.274.000.000 lira ecrimisilin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin kullandığı alanın denizden dolgu olduğunu, henüz davacının Milli Emlakten devir alamadığını, bu nedenle Devlete ait bu yer için davacının ecrimisil talep edemeyeceğini, nitekim bu nedenle 1994 yılından beri Milli Emlake ecrimisil ödediğini, 22 Mart 2004 tarihinde kira sözleşmesi yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davaya müdahil olarak katılan davalı Maliye Hazinesi vekili, 3621 sayılı Kıyı Kanununun 7. maddesi uyarınca bu yerin Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davacının işgal tazminatı talebiyle dava açamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kıyı Kanununun 7.maddesinde¸kamu yararının gerektirdiği hallerde deniz, göl ve akarsuların ekolojik durumu dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edileceği ve bu yolla elde edilen arazilerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 11.maddesinde bu gibi yerlerde yapı ve tesislerin yapımının Maliye Bakanlığının iznine tabi olduğu açıklanmıştır.
Davaya konu taşınmazın davacı tarafından denizden doldurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu gibi yerlerden Belediye'nin ecrimisil talebinde bulunup bulunamayacağı noktasındadır. 1580 sayılı Belediye Kanununa eklenen 159.madde hükmüne göre; denizden belediyece doldurulan bu tür yerlerin tasarruf, idare nezareti ve gelirlerinin belediyeye devredilmesi gerekiyor ise de, bu hususun dava tarihine kadar gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda Hazineye ait Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir yerin devri gerçekleşmediği sürece Belediye tarafından hak sahibi sıfatıyla ecrimisil istenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy