(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları mahfuz tutularak 100-YTL. tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 438.maddesi gereğince vaki duruşma istemi reddedilerek, temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava vekili dava dilekçesinde, Gerçek isimli mahalli gazetenin gönderilmesinin tedbir kararı verilerek durdurulması, gazete gönderme işleminin iptali ile fazlaya ilişkin dava hakkını saklı tutarak 100.-YTL. tazminatın tahsilini dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, gazetenin Adana Büyükşehir Belediyesinin Kentli Kültürünü Geliştirme Hizmeti olduğunu, bu hizmetin ücretsiz verildiği ve davalının şahsına yönelik hakaret içermediğinden ötürü davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, maddi-manevi tazminat şartları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiştir.
HUMK'nun 8.maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılan davalar açıklanmış olup, gazete gönderilmesinin durdurulması davaları Sulh Mahkemelerinde bakılan davalar arasında sayılmamıştır.
Asliye Mahkemesinin görevi asıl, sulh mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bütün dava ve işler Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Somut olayda, davacı tarafından Gerçek isimli gazetenin 2.10.2004 tarihinden beri 15'er günlük aralarla sürekli geldiğini ve fakat kendisinin böyle bir gazete gönderilmesi konusunda yazılı ya da sözlü muvafakatinin bulunmadığı gibi, keyfi bir uygulama sonucu haksız olarak gönderilmesinin birey hak ve özgürlüklerine müdahale olduğu ileri sürülerek gazetenin gönderilmesi işleminin iptali istenilmektedir.
Şahıs varlığı haklarına müdahalenin önlenmesi niteliğindeki bu davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy