(4721 S. K. m. 683, 995)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 5 yıllık ecrimisil bedeli olan 3.776.000.000 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacıya ait taşınmazın 16.858 m2 lik kısmına davalılarca tecavüz edildiği, açılan dava sonucunda el atmanın önlenmesine karar verildiği ileri sürülerek dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ancak ecrimisil haksız işgal tazminatı mahiyetinde olup buna hükmedilebilmesi için işgalin kötü niyetli olması gerekir. Kötü niyet, gerçekte hakkı olmadığını bilen veya duruma göre bilmesi gereken kişi olarak tanımlanmaktadır.
Somut olayda, taraflar arasında görülen taksim davası sonucunda ana taşınmazın aynen taksimine hükmedildiği, 27.8.1991 tarihinde davacının da imzasını taşıyan taşınmaz teslim tutanağı ile taksim edilen taşınmazın sınırları belirlenerek taraflara teslim edildiği ve bu tarihten sonraki kullanımın buna göre olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı, elatmanın önlenmesine ilişkin dava dilekçesinde de sözü edilen tecavüzün bilerek ve kasten değil, taksim sırasındaki ölçümlerin ve teslimlerin yanlış uygulamasından kaynaklandığını açıkça belirtmiş olup, bu dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği tarihe kadarki kullanımın kötü niyetli olduğu söylenemez.
O halde elatmanın önlenmesine ilişkin dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği tarih ile taşınmazın icra vasıtasıyla davacıya teslim edildiği tarih arasında tahakkuk eden ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken 5 yıllık ecrimisile hükmedilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy