(2004 S. K. m. 72) (1136 S. K. m. 164) (3065 S. K. m. 20) (2709 S. K. m. 73)
Dava: Dava dilekçesinde 232.548.750.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek. Av. Ulviye Sarp geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı Vek. Av. Dilek Erdem gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin evrak üzerinde inceleme yapılarak karara bağlanması için bazı nevakısın giderilmesi bakımından mahalline iade edilmiş olup, bu kere yeniden gelmekle; dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı aleyhine açılan kamulaştırma bedelinin arttırılması davasını davalı olan Avukat Ferruh Çapan davacı vekili olarak takip etmiştir. O davada hüküm altına alınan kamulaştırma bedeli için ilam yine davalı tarafından icra takibine konu edilmiş ve bu takip nedeniyle takip alacaklısı için hesap edilen vekalet ücretine ayrıca Katma Değer Vergisi ilave edilerek toplam miktar tahsil edilmiştir.
Temyize konu edilen eldeki davada icra takip dosyası için hesap edilen vekalet ücreti içinde KDV'nin de olduğu, ayrıca %18 oranında hesap edilerek tahsil edilen KDV'nin dayanağının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21.maddesi olması ve yasalarla düzenlenmiş bir vergi olmaması nedeniyle davalıdan geri alınması talep edilmiştir.
Davalı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21.maddesine göre talepte bulunduklarını ve niza konusu miktarın rıza ile ödendiğini, ayrıca tahsil etmiş oldukları KDV'yi Vergi Dairesine ödediklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece dava konusu edilen 284 adet dosyada mevcut toplam; 99.805.814.352 TL. KDV tutarının reddiyat ve tahsilat makbuzlarına göre Av. Dilek Erdem'e ödendiği, davalının bir ilgisi bulunmadığından bahisle, davacının 99.805.814.352 TL. üzerinden davasının pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) yokluğundan reddine; 132.742.952.886 TL. KDV tutarı için ise, ödemenin halen yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 21.maddesine göre yapıldığı, kesinleşen icra takibine göre yapılan ödemede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın vekil ile yapılan icra takibinde alacaklı vekili için hesap edilen vekalet ücretine (icra takip dosyasında hak edilen vekalet ücretine) ayrıca Katma Değer Vergisi uygulanması gerekip gerekmediği konusunda olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
28.11.2002 tarih ve 24950 sayılı resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21.maddesi ile Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir hükmü getirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 73.maddesi vergi, resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulup değiştirileceği düzenlemesini içermekte olup, öğreti ve uygulamada verginin yasallığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke vergi, resim, harç ve benzeri kamusal erke dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir. Vergi yükümlülüğünün konusu, yükümlüsü, matrahı ve oranı gibi unsurların yanında vergiden doğan ödev ve usul ilişkilerinin de yasayla düzenlenmesi gereği anılan hükmün zorunlu sonucudur.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20.maddesinin 4 numaralı bendi Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli Katma Değer Vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez. hükmünü içermektedir.
4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21.maddesi ile Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir ifadesi yukarıda açıklanan yasal gerekler gözetilerek oluşturulmuş bir yasal düzenlemeyi içermediği gibi normlar hiyerarşisine uygun hukuksal bağlayıcılık kazanmış bir düzenleme niteliği de kazanmamıştır.
Maddi olayları açıklamak tarafların bu olaylara uygulanması gereken maddi hukuk kurallarını bulup uygulamak hakimin görevidir.
İİK'nın 72/VII. maddesi Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. hükmünü getirmiştir.
Süresinde ödeme emrine itiraz etmeyen ve bu nedenle hakkındaki icra takibi kesinleşen borçlunun, bu takibi durdurabilmesi için borcu ödemekten başka çaresi yoktur. Yani, süresinde ödeme emrine itiraz etmemiş olan borçlu, borcu cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmaktadır; bu nedenle istirdat davası açabilir.
Davacı (borçlu), istirdat davası açabilmek için, maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı bir parayı (hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması nedeniyle) cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmalıdır.
Davacının borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olması, istirdat davasının maddi hukuka ilişkin tek şartıdır. BK. md. 62'dekinin aksine, burada davacı, yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup, bu parayı yanılarak (hata ile) kendisini borçlu sanıp ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir.
Her ne kadar mahkemece; dava konusu KDV tutarının 99.805.814.352 liralık kısmının davalı yerine Av. Dilek Erdem'e ödendiğinden bahisle; bu kısım alacakla ilgili, davalının davalı sıfatı bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiş ise de; Halfeti İcra Müdürlüğünün, 2002/347 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı (Av. Ferruh Çapan) ile Av. Dilek Erdem'in, birlikte ve ayrı ayrı hareket etmek üzere, müvekkillerinden aldıkları vekaletnameye dayalı olarak, davalı (Av. Ferruh Çapan) tarafından alacaklı vekili sıfatıyla icra takibi yapıldığı; takibin kesinleşmesi üzerine, vekaletnamede gösterilen Avukat Dilek Erdem'in talepte bulunarak; adlarına tahakkuk eden vekalet ücretinin %18 oranında Katma Değer Vergisi ile birlikte ödenmesi hususunda müzekkere yazılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünün yazısı üzerine Halfeti Mal Müdürlüğünce ödemenin icra dosyasına yapıldığı anlaşılmaktadır.
Vekaletnamede birlikte ve ayrı ayrı hareket etmek üzere yetkili kılınan Avukat Dilek Erdem'in icra dosyasından parayı alması, vekil sıfatıyla icra takibi yapan davalı (Av. Ferruh Çapan'ın) sorumluluğunu bertaraf etmez. Bir kısım alacakla ilgili davalının davalı sıfatı bulunmadığından bahisle davanın reddedilmiş olması isabetli değildir.
Mahkemece Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının vergilerin yasa ile düzenleneceği hakkındaki hükmü ve davacının icra tehdidi altında icra takibi nedeniyle hak kazanılan vekalet ücretine ayrıca Katma Değer Vergisi ödediği dikkate alınmadan davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 375.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy