(1086 S. K. m. 253)
Dava: Dava dilekçesinde 13.422.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, babalarından kalan 3 adet parselin (önceden hissedar olan) davalı tarafından kullanılması ve üzerindeki fındıkların toplanması nedeniyle 1998-2003 yılları için 13.422.000.000 TL ecri misil bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının önceden hissedar olmasına rağmen hissesini 1980 yılında çocuklarına devrettiğini ve onların kullandığını bu nedenle davalının bir tasarrufu bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Keşifte ve mahkemede dinlenen tanıkların bir kısmı davalının işgali olmadığını belirtmesine rağmen, davacıların tanıklarının özellikle Berk B.Furtun, Necmettin Karakoç ve Hasan Gündoğdu'nun ifadelerine göre dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı ve fındıkların davalı adına toplandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece; tanıkların ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilerek, gerekirse yeni tanıkların ifadelerine başvurularak alınacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeden ve somut nedenleri açıklanmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy