(2004 S. K. m. 16, 82) (1479 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 76) (818 S. K. m. 61)
Dava: Dava dilekçesinde 2.973.178.082 lire için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamına %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Vakıflar bankasından aldığı Bağ-Kur emekli maaşına el konularak ödenmemesinin yasaya uygun olmaması (haczedilemezlik) nedeniyle 1.6.2004 tarihinden 1.9.2004 tarihine kadar alamadığı maaşı 2.800.000.000 liranın ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, icra müdürlüğünün haciz istemli tezkeresi gereğince haciz yapıldığını, böyle bir durumda haciz yapmama yetkisinin bulunmadığını, bunu tartışma konusu dahi yapamayacağı gerekçesi ile davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının maaşı icra dosyaları nedeniyle haczedilmiş olup, haciz tezkeresinin icra müdürlüğünce kaldırılması gerektiği ve haczedilemezlik itirazının bankaya değil icra müdürlüğüne yapılması gerektiğinden ötürü davanın reddi cihetine gidilmiş hüküm süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlunun emekli maaşının tümünün haczine izin vermeyen kanun yapıcı, kamu düzeni, borçlunun ve alacaklının yararlarını ve insan hak ve haysiyetini korumak, yaşama hakkına saygı göstermek gibi düşüncelerle haczi caiz mal ve alacaklar ile haczi caiz olmayan mal ve alacakları gerek İcra İflas yasasında ve gerekse de özel yasalarda ayrı ayrı göstermiştir.
1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 67. maddesi gereğince bağlanan aylıklar (nafaka borçları dışında) haczedilemeyeceği düzenlemesi bulunmaktadır.
Yine, icra memuru, borçlunun haczedilemeyeceğini iddia ettiği bir malını haczederse; borçlu, icra memurunun haciz kararına karşı, İcra İflas Kanununun 82. ve 16. maddesine göre hacze ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içerisinde İcra Mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilir.
Somut olayda; haciz tezkeresi İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2004/10872 ve İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2004/19261 sayılı dosyalarında gönderilmiş olup, mahkemece bu dosyalar getirtilip incelenmemiştir.
Şayet, icra dosyalarında alacaklı (davalı) banka ise haczedilen alacağın Bağ-Kur emekli maaşı olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerekir.
Bu halde de; olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime ait olacağından (HUMK. m. 76) davacı, Borçlar Kanunu'nun 61. maddesine dayanarak davalı aleyhine nedensiz zenginleşmeye dayalı olarak bu davayı açabilecektir.
O nedenle; davacı hakkındaki icra takip dosyaları ile davalının alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı belirlenmeden ve haczedilmezlik iddiası araştırılmadan eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy