(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde 4.080.000.000 lira tazminatın, 6.10.2001 tarihinden itibaren yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacının 1993 tarihinde satın aldığı dükkanın, aynı büyüklükte diğer dükkan malikleriyle apartman yönetimine yapılan ödemelerde fark olduğunu, araştırdığında; davacıya ait dükkanın tapuda gösterilen büyüklükte olmayıp, davalıların dükkanına ve apartman boşluğuna kendisine ait dükkandan ilave yapıldığını öğrendiğini, açtığı men'i müdahale davasında haklılığının kabul edildiği ancak değişikliğin binaya fahiş zarar vereceği, bu nedenle mevcut halin devamına, davacının uğradığı değer kaybı nedeniyle ilgililer hakkında tazminat davası açabileceği belirtilerek, davanın reddine, karar verildiğini, bu nedenle davalıların dükkanına ilave edilen kısımlarla ilgili sebepsiz zenginleşme tazminatı olarak 4.080.000.000 TL'nin davalılardan tahsili istenilmiştir.
Davalı savunmasında; taşınmazın 1983 tarihinde yapıldığını, daha sonra burayı satın alan davacının görerek aldığını, projeye uygun olan dükkanı davalıların davacıdan sonra 1997 yılında satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın 1985 tarihli tadilat projesine uygun hale getirildiği, davacının burayı 1.2.1993 tarihinde daha önceki malikinden mevcut durumu görerek aldığı, davalıların ise 1997 yılında kendilerine ait dükkanı aldıkları davalılar lehine sebepsiz zenginleşme koşulları oluşmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve men'i müdahale dosyasındaki bilirkişi raporuna göre; davacının satın aldığı dükkanın tapuda 32,50 metrekare, tadilat projesine göre ve şuan ki kullandığı alanın ise 22.98 metrekare olduğu, elatmanın önlenmesi davasının değişikliğin binaya fahiş zarar vereceğinden reddedildiği, davalıların davacıya ait 8.16 metrekarelik yeri kullandığı anlaşılmakla; davacının 8.16 metrekarelik yerin değerini, halen bu taşınmazı işgal eden ve davacı aleyhine sebepsiz zenginleşen davalılardan talep edebileceği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy