(1086 S. K. m. 161) (2004 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde 16.000.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 22.10.1998 tarihinde satın aldığı dairenin sonradan davalı tarafından açılan tapu iptal-tescil davası sonucunda taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, bu nedenle davalının daire bedeli kadar zenginleştiğini belirterek ödediği 16.000.000.000 TL'nin sebepsiz zenginleşme koşullarına göre davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i nedeniyle (tapu iptal-tescil davasının kesinleştiği tarihten, bu dava tarihi arasında BK 66.maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle) davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında görülen Kartal 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/845 E-2000/966 K.sayılı tapu iptal-tescil davasının 15.3.2002 tarihinde kesinleştiği, bu davanın ise 17.3.2003 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
HUMK'nun 161.maddesinde müddetlerin gün, hafta ve ay olarak nasıl hesaplanacağı açıklanmış, buna rağmen senenin nasıl hesaplanacağı belirtilmemiştir. İİK'nun 19/II. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Maddede Sene olarak tayin edilen müddetler senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği senenin aynı gününde sona erer. Sürenin sonuncu günü resmi tatil gününe rastlarsa, süre tatili takip eden iş günü tatil saatinde biter denilmektedir.
Buna göre tapu iptal- tescil davasının 15.3.2002 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından 1 yıllık zamanaşımı süresi 15.3.2003 günü akşamında sona erer. Ancak 15.3.2003 günü Cumartesiye geldiği için takip eden iş günü olan 17.3.2003 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar uzar.
Bu durumda davanın 17.3.2003 tarihinde yani süresinde açıldığı dikkat edilmeden mahkemece; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy