(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 2.100.000.000 lira ecrimisilin, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, tarafların miras nedeniyle iştirak halinde malik bulundukları taşınmazları, davacıların rızası dışında kullanan davalıdan, 2003 yılı için 2.100.000.000 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, intifadan men gerçekleşmeden dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı tarafın intifadan men koşulu içeren ihtarını karşı tarafa 6.8.2003 tarihinde gönderdiği, bu tarihten önce intifadan mene konu arazideki hasat elde etmenin sona erdiği, bu nedenle de intifadan men koşulu gerçekleşmediği ve dosyadaki diğer delillerle de kanıtlanamadığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak paylı mülkiyette paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Ancak bu kuralın bir takım istisnaları vardır ki, bu hallerde intifadan men şartı aranmaz. Örneğin doğal ürün veren bağ-bahçe gibi taşınmazlar, kiraya vermek suretiyle hukuksal semere elde edilen taşınmazlardan intifadan men şartı aranmadığı gibi, fiili taksim bulunması, davacı paydaş tarafından davalı paydaşa karşı bu taşınmazla ilgili olarak rıza olarak kullanımı sona erdiği iradesini belli eder şekilde müdahalenin men'i izaleyi şuyu vs. davalarının açılması, ya da davalı paydaşın davacının hissesini inkar etmesi veya halin özelliğinden birlikte kullanımın mümkün olmaması hallerinde intifadan men edilme şartı aranmaz.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir ve kanıtlama biçimi yalnızca ihtarnameye bağlı kılınmaz.
O halde açıklanan kural ve ilkeler doğrultusunda öncelikle tarafların gösterdikleri deliller toplanıp incelenerek, intifadan men koşulunun yemin dahil her türlü delille ispat edilebileceği de göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yetersiz incelemeye dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy