(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 2.719.787.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, paydaş olan davalının dava konusu taşınmazın tümüyle kullandığı, davacının yararlanmasına engel olduğu belirtilerek ecrimisil istenilmiş; mahkemece, davalının haksız işgali sabit görülerek istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir
Ancak, kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulu resen araştırılması gereken bir husustur. İntifadan men olgusu yemin dahil her türlü delille kanıtlanabilir.
Somut olayda, ecrimisil istenen dönem itibariyle dava konusu taşınmazın davalı tarafça kullanıldığı ( davacı tanıkları ve inşaat bilirkişi raporuyla ) doğru şekilde saptanmış olmakla birlikte, davalının bu taşınmazda sonradan ( 20.6.2003 tarihinde ) paydaş konuma geldiği, böylece 20.6.2003'ten önceki davalı kullanımının, tapuya dayalı mülkiyet hakkından kaynaklanmadığı buna karşın davacının tapulu taşınmazını haksız olarak işgal ettiği bu nedenle intifadan men koşulunun 20.6.2003 tarihinden önceki kullanımda aranmayacağı, ne varki paydaş konuma geldikten sonrası için bu koşulun ispatının şart olduğu dikkate alınmamıştır. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 20.6.2003 tarihinden sonrası için davalı tarafından davacının kullanımına engel olduğu, diğer bir deyişle davacının davalıya yararlanma isteminde bulunduğu buna rağmen davacının yararlandırılmadığı hususunu içeren "intifadan men" koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği ( ispat yükü davacıya ait olduğundan ) davacı tanıkları yeniden dinlenerek, yeterli olmaması halinde ( sair delillere dayanıldığından ) davacının davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak araştırma yapılmalı, intifadan men olgusunun ispatlanması halinde şimdiki gibi, aksi takdirde 20.6.2003 tarihinden sonrası için istemin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy