(4721 S. K. m. 705)
Dava: Dava dilekçesinde suya yapılan müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı (k.davalı)nın davasının reddine, davalı (k.davacı)nın davasının kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı (k.davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacı İsmail'in tapu ile malik olduğu 1175 parselden çıkan, içme ve sulamada kullanılan kaynak suyuna davalı köy muhtarlığı tarafından müdahale edilerek su kaptajı yaptırılması nedeniyle davalının dava konusu suya vaki müdahalesinin önlenmesini ve su kaptajının yıktırılmasını talep etmiştir.
Davalı köy muhtarlığı ise karşı dava dilekçesinde, davacının parselinin bitişiğinde bulunan ve mülkiyeti davalı köy muhtarlığına ait olan 1164 nolu parselden çıkan kaynak sularının, davacının kendi parselinde (1175 p) açtığı kuyu nedeniyle azaldığını, bu nedenle taraflar arasında bir anlaşma yapılarak davacının taşınmazından çıkan kaynak suyunun ¼ ünün davacı, geri kalan 3/4 nünde davalı tarafından kullanılmasına karar verildiğini, bu nedenle 1164 parseldeki kaynağın azalmasına yol açan davacı tarafından açılan kaynağın kapatılmasını veya sözleşme gereği davacıların kaynak suyunun 3/4 oranında suyun kendilerine verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacılar (k.davalılar) vekilinin davasının reddine, karşı davanın kabulü ile taraflar arasında düzenlenen 8.5.2002 tarihli sözleşme gereğince davacıların taşınmazından çıkan kaynak suyunun 3/4 nün davalı (k.davacı)ya, 1/4 nün davacı (k.davalı)ya kullanma ve sulama suyu olarak bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacılar (k.davalılar) vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından davacıların kendilerine ait tapulu taşınmazında açtıkları kuyu nedeniyle, davalının önceden beri kullandığı kaynak suyunun azalmasına sebep olduğu ancak bu hususun mahkemece yeterince araştırılmadığı ve keşif yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tarafların taleplerinin daha iyi araştırılması ve sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir sulama döneminde, su işlerinden anlayan uzman bilirkişiler seçilerek mahkemece, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacıların açtığı kuyu nedeniyle davalı (k.davacı)nın önceden yararlandığı kaynak suyunun azalmasına ne derecede etkili olduğu, davacıların kuyusunun kapatılması halinde 1164 parseldeki suyun eski hale (geri dönüşüp) gelip gelmeyeceği araştırılmalı, eğer geri dönüşümün gerçekleştiği anlaşılırsa davacıların açtığı kuyunun kapatılmasına ve davalı (K.davacı)nın yaptığı su kaptajının yıkılmasına, aksi halde yani suyun eski hale gelmesi gerçekleşmiyorsa o takdirde davacıların açtıkları kaynak suyunun tarafların ihtiyacına göre (tarafların yararlandıkları başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak) yeni bir su rejimi kurmak olmalıdır.
Belirtilen hususlarda yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy