(818 S. K. m. 61)
Dava: Dava dilekçesinde 256.525.000 lira tazminatın, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, dava konusu ağaçların 1/2 sinin davalıya 1/2 sinin ise davacı ve müştereklerine ait olduğunu, davalıların bu ağaçların kendilerine ait olmayan bölümünü kesip sattıklarını beyan ederek, bedeli olan 2.565.000.000 TL'nın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, daha önce aynı konuda verilmiş ve kesinleşmiş bir karar ve icraen teslim olduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece, ağaçların davacılara ait olmadığının kesin hüküm ile sabit olduğu, kendilerine ait olmayan bir taşınmazdan kesilen ağaçlar ile ilgili olarak, tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut 1990 tarihli men-i müdahale ve tazminat dosyasının incelenmesinden, davalı tarafından, davacı aleyhine bu davanın açıldığı, verilen ve kesinleşen hüküm ile de ağaçların 1/2 sinin davalılardan M.'ye ait olduğu ve bu ağaçların icra vasıtası ile davalı M.'ye teslim edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, 1990 tarihinde verilen karar ile ağaçların yarısını davalı M.'ye, diğer yarısının ise kardeşi Hasan'a ait olduğu, Hasan'ın bu ağaçları (kendi hissesini) davacılara sattığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davaya konu edilen ağaçların 1990 tarihli men-i müdahale davasına konu edilen ağaçlar olup olmadığı mahkemece araştırılmamıştır. Eğer bu ağaçlar men-i müdahale davası sonucunda davalılardan M.'ye icraen teslim edilen ağaçlar ise, mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Aksi halde, mahkemece verilen ret kararı yerinde değildir.
Öyleyse mahkemece, dava konusu ağaçların kime ait olduğunun kesin bir biçimde saptanmasından sonra (taraflara bu konuda gerekli ispat imkanı tanınacaktır), hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy