(1086 S. K. m. 73)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.2.2004 tarihinden başlayarak aylık 1.900.000.000 TL. olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davada, 1.2.2004 gününden başlayan döneme ait aylık kira parasının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, taraflarca kabul edilen 1.2.1995 günlü kira sözleşmesinde kiraya verenin P.Y. (davacıların annesi) olduğu, her ne kadar davacıların da taşınmazda iştirak halinde malik olduğu ve kiralayanın 1.1.2003 günlü muvafakatnamesine dayanarak bu davayı açmış oldukları beyan edilmişse de; ibraz edilen muvafakatname ile davacıların dava açma sıfatı kazanmalarının mümkün olmadığı, Avukatlık Yasası'na göre adli konularda, ancak baroya kayıtlı avukatların vekaleten dava açabilecekleri gerekçesi ile davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu mecura ait kira sözleşmesi 1.2.1995 başlangıç günlü ve 1 yıl süreli olup, kiralayan P.Y.dir. Davayı, çocukları olan A.Z.E. ve R.Y. kendi adlarına açmışlardır.
Yargılama esnasında, davacılar taşınmazda iştirak halinde malik olduklarını ileri sürmüşlerse de, mahkemece tapu kaydı getirtilip mülkiyet durumu araştırılmadan hüküm kurulmuştur.
Kural olarak, sözleşmenin tarafları (kiracı ve kiralayan) kira tespiti davası açabilir. Bunun istisnası ise kira bağıtında taraf olmasa da, malikin kira tespit davası açabilmesidir.
Taşınmazda iştirak halinde mülkiyet varsa, mirasçıların birlikte dava açmaları gerekir. Sair mirasçıların da davaya katılmalarının sağlanması veya dava için muvafakat vermeleri ya da miras şirketine temsilci tayin edilmesi için mehil verilmelidir. Taşınmaz müşterek mülkiyete tabi ise, paydaşlardan her biri, payına isabet eden kira parasının tespitini isteyebilir.
O durumda mahkemece yapılacak iş, mecurun tapu kaydı getirtilerek, mülkiyet durumuna göre yukarıdaki hususlar göz önünde bulundurularak bir karar vermektir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy