(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dilekçesi ile; tüm köy halkının sulama işini, Kılıçözü deresinden yaptığını; davalıların, 1960'lı yıllarda bu derenin üzerine basit bir bent yaparak bu bent vasıtasıyla sulama işini kolaylaştırdığını; müvekkillerinin bent yapımına katılmamaları nedeniyle sudan yararlanmalarının engellenmesi üzerine, açılan dava sonucunda; talepleri mahkemece kabul edilmiş ise de Yargıtay'ca bozulduğunu ve böylece sudan yararlanamadıklarını; oysa, suyun boşa aktığını ve mahkeme kararına dayanılarak sudan müvekkillerinin yararlandırılmaması nedeni ile yıllardır mağdur edildiklerini iddia ederek; Kılıçözü deresinde yapılan bentten, su geçit hakkı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ...umumi suyun geçtiği arklara taşınmazların bitişik olmaları karşısında su geçit hakkı davasının şartları oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Kaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/178 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; içlerinde davacı İ. Altun'un da bulunduğu bir kısım davacılar tarafından suya vaki müdahalenin men'i istemiyle açılan davada; mahkemece, tarafların birlikte kullanımlarına ilişkin su rejimi oluşturularak, yapılan bent masraflarına davacılarında katılması koşuluyla davanın kabul edildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 9.12.1965 gün ve 3952-5484 sayılı ilamı ile Dava su hakkına vaki müdahalenin önlenmesi isteminden ibarettir. Davacıların davalılara karşı tercih edilir bir hakları bulunduğu sabit olmamıştır. Dinlenen davalı şahitlerinden bir kısmı davada söz konusu edilen suyun alınması için lüzumlu olan bendin davalılar tarafından yapıldığını ve bu bendin tamiri icabettiği zamanda masrafa iştirakleri istendiği halde davacıların bunu kabul etmediğini söylemişlerdir. Sudan istifade için yapılan hususi tesisattan yalnız onu yapanlar veya halefleri istifade ederler. Bu durumda davacıların hususi bentten gelen suda bir hakları bulunduğu kabul edilemez. Bu sebeple davanın reddi gerekirken bundan zühul edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur... gerekçesi ile bozulmuş ve bozma üzerine yeniden yargılama yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davada; Yargıtay bozma ilamına dayanılarak, genel sudan yararlandırılmamalarının haksızlık olduğu iddia olunarak; davalıların suya vaki müdahalelerinin men'i istenilmiştir.
Dava konusu su devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dere yatağından akmakta ve kadimden beri köylü bu sudan sulama suyu olarak yararlanmaktadır. Bu durum itibariyle, genel su niteliğindedir.
Genel sulardan ise; herkes, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile faydalı ihtiyacı oranında yararlanır.
Davalılar dere yatağının kotunun düşük olması ve tarlalarını dereden akan sudan sulayamamaları nedeniyle, dere yatağında bent yapmak suretiyle; su seviyesini yükseltmişler ve dereden akan suyun akış mecrasını tarlalar arasından geçen ark tabir edilen kanala çevirmişlerdir. Davacılar, her ne kadar yapılan bent masrafına önce iştirak etmemişler ise de; açtıkları bu davada, bent ile ilgili masraflara katılmayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Suyun doğal akış mecrası değiştirilmiş olduğuna göre, davacıların da; bu değişiklik nedeniyle, yapılan masrafa katılmak koşuluyla, sudan yararlanmak istemeleri en tabi haklarıdır.
Mahkemece yapılacak iş; suyun verimli kullanılması için yapılan bent masrafının bilirkişiye dava tarihi itibariyle değerini tespit ettirerek; hisselerine düşen miktarın ödenmesi koşuluyla, sudan davacıların da yararlanmasını sağlayacak bir su rejimi oluşturmaktan ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy