(4721 S. K. m. 364, 365)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davalı kardeşin yardımına ihtiyaç bulunduğu ileri sürülerek yardım nafakası istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TMK'nun 364. maddesine göre; herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.
Yine 365. maddesi uyarınca iş bu nafaka davasının, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı sadece davalı kardeşinden yardım nafakası talebinde bulunmuş olup; dosyada mevcut nüfus kaydına göre, davacının mirasçılıkta aynı derecede bulunan dört kardeşi daha bulunmaktadır.
Mahkemece; davacının diğer kardeşlerinin de ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılarak yardım kudretlerinin olup olmadığı tespit edilerek, yardım edebilecek güçte olduklarının anlaşılması halinde davalının hissesine düşecek miktara hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Kabule göre de; TMK'nın 364/2. maddesine göre kardeşlerin nafaka yükümlülükleri refah içinde bulunmalarına bağlı olup, hükmedilen nafaka yükümlünün mali gücüne uygun miktarda olmalıdır.
Davalının gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumuna göre nafaka miktarı fazladır.
Ayrıca, hükümde nafakanın başlangıç tarihinin belirtilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy