(1086 S. K. m. 4)
Dava: Dava dilekçesinde fazla hak saklı tutularak 5.000 YTL kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, fazla hak saklı tutularak birikmiş kira alacağının tahsili istenilmiş; mahkemece; her ne kadar istem kira alacağı olarak belirtilmiş ise de gerçekte kura farkı alacağı ve dolayısı ile geçmiş dönemler kira tespiti istendiği, dönem bitmekle tespit istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı, fazlaya ilişkin dava hakkını saklı tutarak alacağın bir kısmını dava etmiştir. HUMK'nun 4. maddesine göre dava edilen alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı bulunduğu takdirde alacağın tamamı gözönünde tutularak mahkemenin görevli olup olmadığı öncelikle saptanması gerekir.
Mahkemece görev yönü incelenmeden davanın esası ile ilgili hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy