(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 12.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacıların müşterek malik oldukları taşınmaza dükkan yaparak kiraya vermek suretiyle kullanan davalıdan 2000-2004 dönemi için 12.000.000. 000 lira ecrimisilin tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece, emsal incelemesi yapılmadan taşınmazın ekonomik özelliklerine göre ecrimisil hesabı yapan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, iyi niyetli zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
İlke olarak kira gelirinin hesabında ise, taşınmazın dava konusu dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parasının somut emsallerin de değerlendirilmesi suretiyle belirlenmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda taşınmazın sınırları belirlenerek dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat ve bunu emsallere göre getirebileceği kira belirlenmeden, soyut bir takım belirlemeler ile ecrimisil hesabı yapılmış, mahkemece yeni bir rapor alınmadan bu rapor ile sonuca gidilmiştir.
Oysa bilirkişi raporu somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek ve Yargıtay denetimini sağlayacak bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir.
Bu durumda mahkemece, yeniden bilirkişi heyeti oluşturmak suretiyle keşfen dava konusu taşınmaz ve üzerinde yararlanmaya elverişli muhaksat varsa belirlemek, sonucuna göre arsa üzerinden somut emsaller de incelenerek ecrimisil hesabı yapan bilirkişi raporu alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy