(818 S. K. m. 49)
Dava dilekçesinde 3.000.000.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin İlçe Milli eğitim müdürlüğünü vekaleten yürütürken hakkında Mardin Valiliğine yapılan şikayetler üzerine tahkikat açıldığını, davalının bu tahkikat esnasında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak müvekkiline haksız isnatlar ve iftiralarda bulunduğunu, valilik soruşturması sonucunda idare ve adli yönden herhangi bir işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini beyanla bu süreçte psikolojisi bozulan ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ataması iptal edilen müvekkilinin duyduğu acı ve üzüntüden dolayı 3.000.000.000.TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davayı kabul etmediğini beyanla reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının davacı hakkındaki iddialarının asılsız bulunduğunun yapılan soruşturmalar sonucunda anlaşıldığı, davacının yaşadığı manevi sıkıntılar ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle davanın kısmen kabulü ile 2.000.000.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı hakkında yapılan soruşturmada ifadesi alınan davalı beyanlarının haksızlığı ve asılsızlığı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Somut olayda dava dışı bazı kişilerce Milli Eğitim bakanlığına şikayet edilen davacı hakkında valilikçe soruşturma başlatıldığı soruşturma kapsamında beyanı alınan davalının yanı sıra bir çok kişinin dinlendiği davalının davacıyı şikayetine ilişkin bir dilekçesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şikayet hakkının hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların olması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı olgu ve emarelerinin zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bu olgu ve emareye dayanılarak başkalarının da böyle bir olay karşısında davalı gibi hareket etmesinin uygun görüleceği diğer bir anlatımla orta düzeydeki kişinin de somut olaydaki gibi davranacağı ve bu çerçevede kalan şikayet hakkının yerinde kullanıldığının kabulü gerekir.
O halde; davacıya yöneltilmiş salt zararlandırmaya yönelik haksız bir şikayetin varlığı kanıtlanmadığı gibi davalının soruşturma kapsamında alınan beyanını destekleyen bazı emare (belirti) ve olayların varlığı da yadsınamaz,
Açıklanan nedenlerle davalının eyleminin (beyanının) hukuka aykırılığından söz edilemeyeceğinden BK.49.md. hükmü gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428 maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 30.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy