(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili tarafından Zafer Mehmet Çelik aleyhine açılan davada, davacı İclal Oktay ile davalının Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.3.1998 tarih 1997/437 Esas, 1998/158 Karar sayılı hükmüyle boşandıkları belirtilerek İclal için hükmedilen 15.000.000 TL nafakanın 150.000.000 TL'ye, velayeti anneye verilen İlgin ve Oktay Çelik için hükmedilen 10.000.000'er TL iştirak nafakasının 100.000.000'er TL'ye çıkarılmasına karar verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne, Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.3.1998 tarih ve 1997/437 Esas, 1998/158 Karar sayılı kararı ile davacı asil İclal Çelik için belirlenen 15.000.000 TL nafakanın 45.00 YTL artırılarak 60.00 YTL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuklar için belirlenen 10.000.000'ar TL iştirak nafakasının 30.000.000 TL artırılarak ayrı ayrı 40.00 YTL iştirak nafakasına çıkarılmasına, toplam 140.00 YTL nafakanın davalıdan alınarak davacı anneye verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine... dair kesin olarak verilen kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yoksulluk Nafakası başlığını taşıyan 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası, kusuru daha ağır olmamak kaydı ile boşanma ile yoksulluğa düşecek eşin, diğer eşten mali gücü oranında süresiz olarak isteyebileceği bir nafaka olup, bu nafakaya hükmedilebilmesinin ön koşulunun, bu konuda talep bulunması olduğu gerek öğreti, gerekse yargısal kararlarda istikrarlı bir biçimde kabul edilmektedir. Talep yazılı şekilde veya sözlü olarak yapılabilir. Ancak hukuki sonuç doğurabilmesi için sözlü isteklerin mahkeme tutanağına geçirilmesi zorunludur.
Nafakanın artırılması davasına dayanak teşkil eden Ankara 17. Asliye Hukuk mahkemesinin 1997/437 Esas, 1998/158 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
Davalının yoksulluk nafakası talebinin bulunmadığı, yoksulluk nafakasına ilişkin talep haklarını saklı tuttuğu, mahkemece boşanmaya karar verilerek ... davalı eş lehine 7.7.1997 tarihinden başlamak üzere aylık 15.000.000 TL nafakanın tayin ve takdirine, müşterek çocuklar lehine her biri için ayrı 10.000.000'ar TL'den ceman 20.000.000 TL iştirak nafakasının tayin ve takdirine, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine... şeklinde hüküm kurulduğu, temyiz incelemesi sonunda hükmün manevi tazminat yönünden kısmen bozulmasına ilişkin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.6.1998 tarih ve 5996-7453 sayılı ilamının 1. bendinde hükmolunan nafakaların tedbir nafakaları olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Bu itibarla, nafakanın artırılmasını isteyen İclal Oktay lehine daha önce hükmedilen bir yoksulluk nafakası bulunmamasına rağmen, mahkemece nafakanın artırılmasına ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy