(4721 S. K. m. 6, 120, 122) (1086 S. K. m. 293, 428)
Dava dilekçesinde nişan hediyelerinin aynen değilse bedeli olan 4.360.000.000 lira alacağın, 1.000.000.000 lira nişan giderinin ve 5.000.000.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Karşılık davada, nişan yüzüğünün aynen değilse bedeli 100.000.000 lira'nın, ve ayrıca 10.000.000.000 lira manevi tazminatın ve borç olarak verilen 8.000.000.000 liranın faizi ile birlikte karşı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü karşılık davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, karşılıklı olarak nişan hediyelerinin aynen değilse bedelinin ve ayrıca maddi manevi tazminatın ve ayrıca karşılık davada borç olarak verilen paranın tahsili istenilmiş; mahkemece, esas davanın kısmen kabulüne karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler "verenler tarafından" geri istenebilir (TMK. md.122).
Ayrıca TMK'nun 120/son cümlesine göre, nişan giderleri (nişan duyuru giderleri) de iade kapsamında değerlendirilmelidir.
Bunların dışında, nişandan sonra tarafların evlilik hazırlığı için yaptıkları masrafların da uygun şekilde tazmini gerekir (TMK. md.120).
Kural olarak taraflar iddia ve savunmalarını ispata mecburdur (TMK. md.6). Taraflar arasında nişandan kaynaklanan uyuşmazlık bulunduğu gözetildiğinde HUMK'nun 293/4 fıkrası hükmü gereği halin icabına ve iki tarafın durumuna nazaran senet alınması söz konusu olamayacağından alacak tazminat ve hediye istemlerinde tanıkla ispat sağlanabilir. İlaveten ispat külfeti kendine düşen tarafın "sair delillere" dayanmış olması halinde yemin teklif etmek suretiyle de ispatta bulunabileceği hatırlatılmak suretiyle taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda, (esas davada) nişan duyuru gideri (bir milyar lira) gondol takımı ile alyans söz yüzüğü, kolye, künye'den oluşan altın setin, 5 adet bileziğin ve 2 adet çeyrek altının iadesi ve manevi tazminat istenmiş olup bunların karşı tarafa (nişanlıya); davacı, ailesi ve yakınları tarafından verildiği saptanmış olmakla birlikte; öncelikle kim tarafından hangi harcamanın yapıldığı, hangi hediyelerin verildiği ayrıntılı olarak belirlenmemiş; sonrasında nişan duyuru giderlerinin de iade kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemiştir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Karşı davada ise, davacı tarafa 8 milyar lira borç para verildiği ancak ödenmediği ileri sürülerek bu paranın tahsili ile nişan yüzüğü ve manevi tazminatın verilmesi istenmiş olup, taraf tanık anlatımlarına göre borç para veren ve alanın nişanlılarla ve nişanla doğrudan bir ilgisi olmadığı (davacı N. Ö.'un babası E.'la davalı X. W.'nün annesi arasında borç para ilişkisi cereyan ettiği) böylece taraflara karşılıklı olarak aktif ve pasif husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeden farklı gerekçelerle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, taraf tanık anlatımları da gözetilerek nişan törenine ait çekimler bilirkişilerce çözümlenip, hangi hediyelerin kim tarafından verildiği kesin olarak saptanıp buna göre iade kapsamında olan (ziynet eşyaları ile nişan duyuru giderlerinin) taraflarca (davacı sıfatı ile) istenip istenemeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca 8 milyar lira borç para alacağı yönünden toplanan delillere göre husumet nedeniyle davanın reddi yönünde karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)