(818 S. K. m. 61, 66)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 50.000.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/305 Esas sayılı dava dosyası da bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili aleyhine temyiz olunan davacı vekili geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'a bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, 29.09.2003 tarihli dilekçesi ile; davacı ile davalı kardeş olup, İstanbul dışında yaşayan davacının İstanbul'daki banka hesabından; davacının haberi olmadan davalının para çektiğini ve geri ödemediğini; böylece sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50 milyar liranın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin, 08.02.2005 gün ve 2004/12966 Esas, 2005/940 Karar sayılı ilami ile; Dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir gerekçesiyle Mahkeme Kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş; bilirkişi raporu doğrultusunda açılan ek dava bu dosya ile birleştirilmiş ve davanın kabulü ile toplam 62.225.803.000 TL'nin 29.09.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı taraf birleştirilen ek davayla ilgili olarak zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı taraf, paranın bankadan çekildiğini öğrendiği anın Şubat 2003 tarihi olduğunu belirtmiş, Mahkemece de bu tarih esas alınmış olduğuna göre 17.05.2004 tarihinde açılan ek dava yönünden; BK 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş bulunmaktadır. Zira, kısmi dava açılması durumunda; fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar bakımından zamanaşımı süresi kesilmiş olmaz, işlemeye devam eder.
Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu, ek davada talep edilen miktar yönünden; alacağın zamanaşımına uğradığı gözetilmeden, davanın bütününün kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 450.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 31.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy