(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 2.640.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, daha önce açılan dava ile 30.12.2002 tarihine kadarki ecrimisilin hüküm altına alındığı ileri sürülerek, bu dava ile de 30.12.2002 ile 6.8.2004 tarihleri arasındaki dönem için önceki bilirkişi raporundaki aylık ecrimisil bedelinin esas alınarak 2.640.000.000 lira ecrimisilin tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, ilk davadaki hükmün dayanağı olan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ancak bu davanın dayanağı olan ve ilk döneme ilişkin bulunan A. 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/1034 E. ve 2004/538 K. sayılı kararı henüz kesinleşmemiştir.
Mahkemece ilk hükmün kesinleşmesi beklenilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
Kabule göre de; ecrimisile ilişkin davalarda her dönem için tahakkuk eden ecrimisile dönem sonu (ya da yılsonundan) itibaren işleyecek kademeli faize hükmedilmesi gerekirken, ecrimisilin tamamına dönem başı olan 30.12.2002 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması yerleşik yargısal ilkelere aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy