(818 S. K. m. 213) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde satış vaadi sözleşmesinin iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kanıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalı müvekkili ile aralarındaki satış vaadi sözleşmesinde, imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, satış vadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İptali istenilen sözleşme, taşınmaz malın satış vaadi sözleşmesi ile satışına ilişkin bulunmaktadır. Bu sözleşmenin iptali davası, taşınmaz malın mülkiyetini etkileyecektir. Bu itibarla, görev yönünden tespiti bakımından taşınmaz malın, dava tarihindeki değeri araştırılarak belirlenmeli, saptanacak değerine göre mahkemenin görevli olup olmadığı üzerinde durulup, mahkemenin görevine girmediği anlaşılır ise, dava dilekçesi, görev noktasında reddedilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy