(2004 S. K. m. 50) (818 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 9, 10)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatına faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (Pınar Ecza Med.Paz.İth.İhr.Ltd.Şti.) davalı tarafça (Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü) düzenlenen ihaleye iştirak edip ihaleyi kazanması sonucu 14.6.2005 tarihli sözleşme imzalandığını bu çerçevede sözleşme konusu malları davalıya teslim ettiği halde 21.6.2005 ve 15.11.2005 tarihli faturadan eksik kalan 5,464 YTL'nin ödenmemesi üzerine yürütülen icra takibine itiraz edildiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, İİK'nun 50. maddesi 1.fıkrası gereğince HUMK 9. maddesi hükmü uygulanabileceğinden ve davalının ikametgahının da Kırıkkale olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtilaf konusunun para borcu olması nedeniyle icra takibinin ödeme yerinde de yapılmasının mümkün olduğu ancak sözleşmenin 13. maddesinde Kırıkkale Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığında yapılacağının belirlenmesi karşısında ve esasen bir kamu kurumu niteliğinde olan davalı Üniversitenin ihale sonucu tahakkuk edecek ödemeyi Üniversitenin bulunduğu yer dışında ödemesinin düşünülemeyeceği bu nedenle İİK'nun 50. maddesi hükmüne göre takibin Kırıkkale'de yapılması gerekeceği ve Ankara İcra Dairelerinin yetkisiz olduğu ve geçerli bu icra takibi de bulunmadığından yetki itirazı talebinin reddi ve geçerli bir icra talebi bulunmadığından borcun esası incelenmeksizin davanın reddine karar verilmiştir.
Olayda davalının ikametgahı Kırıkkale'de olduğundan HUMK'nun 9. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı uyarınca Kırıkkale icra daireleri genel yetkilidir. Ne var ki, aynı Kanunun 10. maddesindeki özel yetki kuralına göre, sözleşmenin ifa edileceği yerdeki icra dairesinde de takip yapılabilir.
Karşılıklı edimleri içeren (iki taraflı) sözleşmelerde ifa yeri belirlenirken uyuşmazlık konusu ifanın hangi tarafa ait olduğu ve ne şekilde, nerede gerçekleştirileceği esas alınmalıdır.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesinde alıcı davalının yükümlendiği edim, satış bedelini ödemektir. Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi, para borçlarının alacaklının, ikametgahında ödeneceğini öngörmektedir. Buna göre, para borçlarında, borcun ifa edileceği (para borcunun ödeneceği) yer, alacaklının ikamet ettiği yerdir. Somut olayda davalının edimi yönünden borcun ifa edileceği yer, alacaklının ikametgahının bulunduğu Ankara olduğuna ve icra takibi de satış bedelinin ödetilmesi istemiyle yapıldığına göre, HUMK 10. maddesi uyarınca Ankara İcra Daireleri de özel yetkiye sahiptir.
Özel yetki, genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de, onun yanında varlığını sürdürür, dolayısıyla dava veya icra takibi davacı- alacaklının seçimine göre genel de özel yetkili icra dairesinde veya mahkemede açabilir, Bu durumda, somut olayda icra takibinin yapıldığı Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu açıktır.
Hal böyle olunca işin esası incelenmeksizin yetki yönünden itirazın kabulü ve davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy