(1086 S. K. m. 389)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 48.605,44 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Muğla-Ortaca-Dalyanağzı'nda bulunan tesislerin kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği ileri sürülerek 27.08.2001-26.07.2002 arası için haksız işgali nedeniyle 48 605,44 YTL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil kötüniyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
İlke olarak kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde; taşınmazın dava konusu ilk dönemde; mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenir, diğer yıllar için ise ilk dönem için belirlenen miktara T.E.F.E. artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil bedeli rayiç değerlere göre takdir edilmelidir.
Somut olayda, dava konusu yere ilişkin olarak 29.07.2001-27.08.2001 dönemi için Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ecrimisil davası sonucu verilen hüküm Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Bu davada ise devam eden 27.08.2001-26.07.2002 arası dönem için ecrimisil talep edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ecrimisil hesabı yapılırken önceki dönem rapor ile belirlenen miktardan vergi ve fon kesintisi adı altında indirim yapılması ve mahkemece de bu miktar esas alınarak ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak ta;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389. maddesinde, "Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece hükmün birinci paragrafında, "... dava konusu dönemle ilgili davalı tarafın yapmış olduğu ödeme varsa bu miktarında alacak miktarından mahsubuna..." karar verilmek suretiyle bu yasal düzenlemeye aykırı karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2007 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy