(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kira sözleşmesinin iptali ile 10000 USD alacağın tahsili ve yine sözleşme gereğince verilen 185,00 USD bedelli senedin iadesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada; yanlar arasında 1.6.2001 tarihli sözleşme gereğince kira ilişkisi bulunduğu, ancak kiralanan taşınmazın tasarruf yetkisinin davalıda olduğu beyan edilerek bu kira ilişkisinin kurulmuş olmasına rağmen taşınmazın Hazineye ait olduğunun sonradan öğrenildiği, Milli Emlak Müdürlüğünün 1.1.2004 tarihinden itibaren davacıdan ecrimisil talep ettiği, bu durumda işlem temelinin ortadan kalktığı ve kira sözleşmesinin baştan beri geçersiz olduğu ileri sürülerek, sözleşmenin iptali ile 10.000 USD alacağın tahsili ve sözleşme gereğince davalıya verilen 185,00 USD bedelli senedin iadesi olmaz ise iptali istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece davanın her aşamasında görev hususu resen incelenerek, görevsiz olduğunun anlaşılması halinde kendiliğinden görevsizlik kararı verilmelidir.
HUMK'nun 8. maddesinin 11/1. fıkrasında; kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akün feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ile bunlara karşılık olarak açılan davaların sulh mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiş ise de; bu davadaki istem kira sözleşmesinin feshi olmayıp, baştan beri geçersiz olduğu ileri sürülen sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Aktin iptaline ilişkin davalar ise HUMK'un 8. maddesi kapsamı dışında tutulmuştur.
O halde mahkemenin görevi genel esaslara, yani davanın değer ve miktarına göre belirlenmelidir. İptali istenen kira sözleşmesi bir yıl süreli olup, aylık kira bedeli 2.280,00 YTL'dir. Toplam bir yıllık kira bedeli mahkemenin görev sınırı üzerinde olduğu gibi, diğer istemlerde sulh hukuk mahkemesinin görev sınırının çok üzerindedir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen görevsizlik kararınında bağlayıcı olmadığı gözetilerek mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy