(7201 S. K. m. 35) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 3.000,00 YTL alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle % 40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde; davacının lehtarı olduğu 3.000,00 YTL bedelli senedi takibe koyması için avukat olan davalıya verdiği, davalının ise senet bedelini haricen tahsil etmesine rağmen davacıya ödemediği, bunun üzerine alacağın faiziyle birlikte tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığı, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptaliyle % 40 tazminatın tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesinin şartları kanunda gösterilmiştir. Davalıya (borçluya), belli adreste evvelce yapılmış bir tebligat bulunmadıkça, aynı adres esas alınmak, suretiyle tebligatın yapılacağından bahsedilemez. Mahkemece; ödeme emri davalının Hanımeli Sokaktaki önceki adresine tebliğ edilmiş gibi düşünülerek dava dilekçesinin de aynı adreste Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliği suretiyle davaya devamla hüküm kurulmuş ise de; ödeme emrinin bu adreste davalıya tebliğ edilmediği, borçlunun taşınmış olması nedeniyle tebligat memurunca tespit edilen yeni adresinde tebligatın yapıldığı, davalı borçlunun da süresi içerisinde takibe itiraz etliği anlaşılmaktadır.
O halde, davalıya Hanımeli Sokaktaki adresine daha önce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadan 35. maddeye göre dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup, geçersizdir.
Bu durumda; davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının işlek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy