(4721 S. K. m. 364, 365)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, reşit olan davacı kocasından boşandığını, herhangi bir gelir ve mal varlığı bulunmadığını, yardıma muhtaç olduğunu ileri sürerek, davalı babadan aylık 1.500 YTL yardım nafakasına hükmolunmasını talep ve dava etmiş; mahkemece davacının yaşı itibariyle çalışıp kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olduğu, davalının emekli olup, başka bir geliri ve malvarlığı olmadığı, gelirinin ancak kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir,
TMK' nun 364.maddesine göre, herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.
Yine aynı kanunun 365.maddesinin 2.fıkrasında; Dava, davacının geçinmesi için gerekli karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir düzenlemesi yer almıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 gün ve 1998/656 E., 688 K. sayılı ilamda, ...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığım geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda ise, davacı taraf lise mezunu olup, dava tarihi itibariyle 22 yaşındadır. Davacı boşanma davası sırasında dava dışı kocasından tazminat ve nafaka istemediğini beyan ederek anlaşmalı olarak boşanmıştır. Her ne kadar davacı reşit ve sağlıklı olması nedeniyle çalışabilir durumda ise de, davanın açıldığı tarih itibariyle işsiz olduğu dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Günün ekonomik koşullan dikkate alındığında davacının iş bulma imkanı oldukça güçtür. Davalının emekli maaşına göre de nafaka ödeyebilecek güçte olduğu anlaşılmaktadır. Babanın, hiçbir mal varlığı ve geliri bulunmayan kız çocuğuna az da olsa uygun bir miktarda yardımda bulunması kanunun lafzına ve amacına uygun olduğu gibi hakkaniyet de bunu icap ettirir.
Tüm dosya kapsamına göre; yoksul olduğu anlaşılan davacı için uygun bir miktarda nafakaya hükmolunması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy