(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava Dilekçesinde 3.300.00 YTL itirazın iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 19.2.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının Mayıs - Ekim arası 6 aylık kira bedeli olan toplam 3.300.00 YTL kira parasını ödemediğini, kiranın tahsili için icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2005/42 talimat dosyasıyla 7.4.2005 tarihinde hacze gidildiğini, haciz esnasında borçlunun Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2005/24 muh. numarası ile 17.3.2005 tarihinde borca ve takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmemesini istemiştir.
Davalı vekili, icra takibine itiraz olmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının itirazının kısmen iptaline, icra takibinin 3.300.00 YTL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 3.300 YTL asıl alacak 12 YTL evrak masrafı olmak üzere toplam 3.12 YTL alacağın tahsili için 17.1.2005 tarihinde davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, takip kesinleşmiştir. Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2005/42 talimat sayılı dosyası ile 7.4.2005 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı borçlu, Adana 4. İcra Müdürlüğünün 17.3.2005 gün ve 2005/24 muh. sayısı ile borca ve takibe karşı itiraz etmiştir demiş, itiraz ettiğine dair dilekçe görüldü şeklinde tutanağa yazılmıştır. Ancak asıl icra dosyasında borçlunun itiraz dilekçesinin varlığı şarttır. (İİK.67 mad.) Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 5.5.2006 tarihli yazısından da, dosyaya itirazda bulunulmadığı için takibin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece itirazın iptali davası açma şartı olan mevcut bir itiraz bulunmadığı taktirde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, takibe borçlu davalının itiraz edip etmediği açıkça saptanmadan işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy