(4721 S. K. m. 995)
Ecrimisil davalarında; her dönem için belirlenen miktara dönem sonu itibariyle faiz yürütülmelidir. Belirlenen ecrimisil miktarının tamamına işgalin başlangıç tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru değildir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 2.000 YTL ecrimisil ile 4.000 YTL (hor kullanmadan kaynaklanan) tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile ecrimisil istemi 7600 YTL'ye yükseltilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; ecrimisile konu taşınmazın davacıların murisi adına kayıtlı bulunduğunu, murisin kardeşi olan davalının akrabalık ilişkisine dayalı olarak taşınmazda 1996 yılından beri oturduğunu, anacak kullanım bedeli ödemediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 2000 YTL ecrimisilin faiziyle davalıdan tahsiline ayrıca dava konusu yerin hor kullanımı sonucu meydana gelen zarar bedeli olarak da 4000 YTL'nin yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davaya konu dairenin kardeşi tarafından annesi ile birlikte bir bedel ödemeksizin kullanılmak üzere tahsis edildiğini; kardeşinin (murisin) ölümünden sonra mirasçıları olan davacılar tarafından kendisine keşide edilen ihtarname sonucu en kısa zamanda mecuru boşalttığını, ayrıca, mecurun hor kullanılmadığını bilakis bakımını yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; murisin ölüm tarihi ile tahliye tarihi arasındaki 4 aylık süre için 7.600.00 YTL ecrimisilin murisin ölüm tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 4.000.00 YTL hor kullanımdan oluşan zararın da dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dairedeki hor kullanmadan doğan zararın 4.000 YTL olduğu belirtilmiş ise de; zarara ilişkin hususların duvar, tavan ve kapı boyaları, laminant yer döşemeleri, banyo ve wc'deki aynalı dolapların yerine takılması davalının eylemi hor kullanması neticesinde oluşuğu açıklanmış değildir. Aksine davalı cevap dilekçesinde dairenin her türlü bakımının kendisi tarafından yapıldığını savunmuştur. Hor kullanma eylemi ispatlanmadan bu husustaki talebin kabulü doğru görülmemiştir.
Öte yandan, ecrimisil; hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır. Davalı; annesi ile birlikte oturmak üzere dairenin kardeşi tarafından tahsis edildiğine ilişkin savunmada bulunmuştur. O halde, taşınmazda paydaş olmayan davalının bu savunması araştırılıp, kötüniyetli zilyet olup olmadığı tartışılarak sonucu dairesinde hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu husus araştırılıp tartışılmadan ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, ecrimisil davalarında, her dönem için belirlenen miktara dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekir. Belirlenen ecrimisil miktarının tamamına işgalin başlangıç tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy